29. Bölüm Wiper
Bölüm 29
Wiper
Elif artık karşısındaki kişinin bir kadın olduğundan emindi. Ezgi, aynada kendine çeki düzen veriyor, saçlarını düzeltiyor, dudaklarını büzüyordu. Sonra birden, kendinden emin bir tavırla konuşmaya başladı:
“Efe kendini bizim sahibimiz zannediyor. Ona defalarca söyledim, uyardım. Ural efendi çocuktur da... Ama öbürü yok mu, öbürü! Gözünü dikmiş bana... Beceremeyince kuduruyor. Serseri, ha ha ha!”
Sesi, hareketleri, hatta kahkahası bile feminen bir şekildeydi. Elif dikkatle onu dinliyordu. Ardından yumuşak bir sesle sordu:
“Sanırım Efe sana âşık. Seni çok seviyor. Ben bunu gözlemledim. Haksız mıyım?”
Ezgi gözlerini devirerek güldü.
“Ay hiç sorma vallahi. Adam beni görmemek için bir sürü antiandrojen alıyordu. Neymiş efendim, şeyi kalkınca hormon dengesi bozuluyormuş da ben ortaya çıkıyormuşum! Hepsini internetten öğrenmiş serseri. Ural da yazık, onun kölesi oldu. Ne dese yapıyor. Ayy ona da çok acıyorum. Kıyamıyorum kız.”
Elif başını eğdi. Konuyu biraz daha derinleştirmek istiyordu.
“Bana biraz Efe’den bahseder misin? Ural ile ne gibi sorunları var?”
Ezgi sandalyesine kaykıldı, gözlerini devirdi.
“Ural devlet kurumunda çalışıyordu. Çok zeki, efendi bir çocuk. Biz hep birlikte büyüdük. Ama Efe sonradan beni hep itti. Alışveriş bile yapmama izin vermiyordu. Ural bana yardım etti hep. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi inan. Ural bir proje üzerinde çalışıyordu. Bitirdi sonunda ama Efe çok bozuldu. Neymiş efendim, işi biten adamın artık yüzüne bile bakmazlarmış. Ayol çocuk dahi! Efe önceden böyle yapmazdı ama sonradan onu hep kıskandı zaten. Hep ben durdurdum Efe’yi.. Bir gün bana seni silmenin yolunu bulacağım demişti. Ha ha ha.. Beni nasıl silebilir ki ben yaşıyorum işte. Kanlı can buradayım.”
Tam bu sırada Ezgi’nin yüz ifadesi birden değişti. Gözleri karardı, vücut dili sertleşti. Sesi değişti.
Bu kez konuşan Ural’dı:
“Elif, hemen evime gidin. Banyo havalandırmasında küçük bir kapak var. O kapağı açın ve içindeki notebook’u alın. Onu durdurun. Bilgisayarın içinde tüm projeler kayıtlı. Şifre: Kahraman4Y1... Eğer o bilgisayar durdurulmazsa... zaman ayarı ile devreye Wiper...”
Ural’ın sesi kesilmeden birden yerinden fırladı. Elif’in üzerine atlayıp boğazına sarıldı. Elif nefessiz kalmıştı, panikle çırpınıyordu.
Gözlem odasında olan Kaan, hiç tereddüt etmeden dışarı fırladı. Aynı anda Mehmet Selim panik butonuna bastı. Alarm sesi yankılandı.
Kapıdaki görevliler hızla içeri daldı. Efe Yılmazer hâlâ Elif’in boğazını sıkıyordu. Elif'in gözleri kaymaya başlamıştı. İki görevli onu zapt etmeye çalışırken biri elektroşok cihazını uyguladı. Efe bir anda titreyerek yere yığıldı.
Elif yerde nefes almaya çalışıyor, boğazını tutuyordu. O anda içeri dalan Kaan hızla eğilip onu kucakladı.
Tam o esnada Nihat da içeri girmişti. Gördüğü manzara karşısında öfkesine hâkim olamadı.
“Amına koyduğumun delisi!”
diye bağırarak Efe’ye sert bir yumruk attı. Kaan, Elif’i kucaklayarak hızla dışarı çıkardı. Onu hastanedeki çalışma odasının kanepesine yatırdı. Elif hâlâ kendine gelmeye çalışıyordu. Boğazında izler vardı, ama bilinci açıktı.
Mehmet Selim, Nihat ve Nur da odaya geldiler. Elif toparlanmaya başlarken Kaan ve Nihat aceleyle oradan ayrıldılar. Koridorda hızla uzaklaştılar. Elif, onların yüzündeki ifadeden anlamıştı. Ama Ural'ın ne dediğini sadece onların anladığını biliyordu. Koşarak koridordan uzaklaşmalarını izliyordu. Ural’ın söylediklerini ciddiye almışlardı.
Ve şimdi harekete geçiyorlardı.
Yorumlar
Yorum Gönder
Değerli yorumlarınız için teşekkürler