11. Bölüm Siyah Takım Elbiseliler
Bölüm 11
Siyah Takım Elbiseliler
Pazartesi sabahı Dr. Elif, elinde kahve termosu ile sahibi olduğu kliniğe gelmişti. Diğer elinde notebook ve evraklarının olduğu çantası vardı. İlk işi notebookdaki indirilmiş video dosyasını açmak olacaktı.
Bekleme salonunda oturan iki adam, Elif’i görür görmez ayağa kalktılar.
Sekreteri Seda hızla yanına gelerek,
“Elif Hanım, beyefendiler sizi bekliyordu. Randevuları yok ama sizinle görüşmeleri gerekiyormuş,”
Elif şaşkınlıkla iki adama baktı. Siyah takım elbiseleriyle dikkat çeken bu kişiler gizemli bir hava taşıyordu. Ciddi ve sert ifadeleri vardı. Merak ve nezaketle,
“Buyurun, ofisime geçelim,”
dedi. Elif önde, adamlar arkasında ofise geçtiler. Elif daha koltuğuna oturmadan adamlardan biri ciddiyetle konuşmaya başladı:
“Elif Hanım, bizler Milli İstihbarat Teşkilatından geliyoruz. Lütfen Prof. Dr. Mehmet Selim Emre’yi telefonla arar mısınız? Kendisi şu an sizin aramanızı bekliyor.”
Bu esnada her iki adam da ceketlerinin iç cebinden kimliklerini çıkararak gösterdi. Elif’in gözleri büyümüştü.
“Mehmet Hocamı mı? Ama neden?”
diye sordu. Adam, soğukkanlılıkla,
“Bizler bilgi vermekle yükümlü değiliz. Lütfen profesörü arayın, kendisi size bilgi verecek,”
dedi. Elif, hafif titreyen elleriyle cep telefonunu çıkarıp Profesörü aradı. Telefon çalar çalmaz açıldı. Elif,
“Hocam, günaydın. Şu an burada...”
demeye başlamıştı ki, Profesör onu yarıda kesti.
“Elif, kızım, biliyorum. Beyefendiler sana eşlik edecekler ve seni buraya getirecekler. Bu konuda kendilerine güvenebilirsin. Gideceğiniz yer gizlilik için şimdilik belirtilmiyor. Konu Efe Yılmazer... Kendisi senin de hastan biliyorsun. Çok önemli ve gizli bir milli proje için gerekli önlemler alınıyor. Senden ricam, lütfen beyefendilerle birlikte gel,”
dedi. Elif hâlâ şaşkınlık içindeydi.
“Tamam hocam, geliyorum,”
dedi ve telefonu kapattı. Adamların yüzlerine baktı.
“Buyurun, gidelim,”
Adamlardan biri,
"Elif Hanım, gideceğimiz yerde telefonunuza ihtiyacınız olmayacak. Elektronik cihaz taşımanıza gerek yok. Güvenliğiniz ve sevkiniz tarafımızdan karşılanacak. Lütfen sadece kimliğinizi alın."
Elif çantasını masa üzerinde bıraktı ve ofisten çıktı.
Seda'nın şaşkın bakışlarıyla ona döndü:
“Sedacığım, benim bir işim çıktı. Ayça Hanım, Efe Bey ve Rıza Bey’i arayıp randevularını iptal ettiğimizi bildirir misin? Kendilerine en yakın tarihe randevu ver lütfen.”
Üçü birlikte kliniğin otoparkına yöneldi. Siyah, camları dahil tamamen koyu camlı bir minivan araç onları bekliyordu. Araç, karşılıklı yerleştirilmiş deri koltuklara sahipti. Kapılar kapandığında iç aydınlatma devreye girdi, ancak dışarısı görünmüyordu.
Araç sessizce hareket etti.
Yorumlar
Yorum Gönder
Değerli yorumlarınız için teşekkürler