27. Bölüm Tuzak

Bölüm 27
Tuzak

Nihat, uykusuz gözlerle saate baktı. 07.30’du. Gece nöbetindeki Selin çoktan gitmişti. Şimdi yalnızca Nur vardı ve gözlem odasında Efe Yılmazer’i izliyordu.

Efe kısa süre önce uyanmış, sıkılmış bir şekilde 

“Lütfen müzik açar mısınız?” 
demişti. Sonunda, mors kodları içeren klasik bir parça çalınmaya başlandı. “Air on G String”, tam 5 dakika 23 saniyeydi.

Efe yatağında oturmuş, sırtını duvara dayamış şekilde müziği dinliyordu. Birden dikkat kesildi. Nur bu değişimi izliyordu. Nihat da “müzik isteği” sonrası toparlanmış, gözünü Efe’ye dikmişti.

Efe bir süre sonra yerinden kalktı, odanın ortasındaki sandalyeye oturdu. Müzik bitince bir sonraki parça başladı. Efe bu sırada masaya elini vurarak ritim tutuyordu. Nihat dikkatle onu gözlemliyordu. Fark ettiği şey, Efe’nin gerçekten mors kodlarını algıladığıydı.

Hemen önündeki kağıda yazmaya başladı. Not aldığı ilk kodlar şuydu:
“--.. .- -- .- -. / --. . -.-. .. -.-- --- .-.”
Yani: Zaman geçiyor.

Kaan ve Elif, geceyi birlikte geçirdikten sonra sabah hastaneye geldiler. Gözlem odasından çıkan Nihat, elinde bir notla onlara doğru ilerliyordu.
Kaan neşeyle sordu:

“Günaydın kardeşim. Nasıl geçti dün gece? Yeni bir şey var mı?”
Nihat bir an durdu, sonra hafif şaşkınlıkla cevap verdi:

“Deli uyandı. Bütün gece ‘müzik isteyecek’ diye bekledik ama istemedi ibne. Sabah beyefendi müzik istedi ve kodu algıladı. Yanıt verdi. Bak, ne yazıyor oku.”
Notu Kaan’a uzattı. Kaan ve Elif birlikte nota baktılar. Nihat onları izledi ve hafifçe sırıttı. Elif’in dünkü kıyafetleri üzerindeydi. Nihat, Elif ve Kaan’ın geceyi birlikte Kaan’ın evinde geçirdiklerini anlamıştı. 

“Benden bu kadar. Evime gidiyorum. Siz bu deliyle ne yaparsanız yapın. Ben yoruldum vallahi.”
Arkasını dönerken Kaan gözünü nottan ayırmadan,

“Peki, sağ ol kardeşim. İyi istirahatler,” 
dedi. Kaan ve Elif hemen çalışma odasına geçtiler. Şifreyi çözmeye koyuldular. Mors kodunda “Zaman geçiyor. Efe tuzak kurdu.” yazıyordu.
Kısa süre sonra onlara Profesör Mehmet Selim de katıldı. Mesajın anlamı üzerine kafa yoruyorlardı. Elif düşünceliydi:

“Efe nasıl bir tuzak kurmuş olabilir ki? Şu an gözümüzün önünde. Herhangi bir bağlantı kurması mümkün değil. Ne internet var ne de akıllı telefonu. Ve ‘zaman geçiyor’ ne demek?”
Mehmet Selim ellerini kaldırdı.

“Kızım, vallahi artık benim beynim durdu. Fikir bile yürütemiyorum. Üzerimizdeki bu baskıyla daha ne kadar yol alabilirim bilmiyorum. Lütfen bana sorma. Bu iş bitsin, uzun bir tatile çıkacağım. Çok yoruldum.”
Odadan çıkıp gitti. Elif ilk kez bu kadar çaresiz görünüyordu. Bunu fark eden Kaan, yumuşak bir ses tonuyla konuştu:

“Elif... Adam haklı. İşiniz gerçekten çok zor. Ve karşınızda çok zeki bir adam var. Ama senden ricam, lütfen kendini bırakma. Bu işi çözeceğiz. Yeni bir soru kodu içeren müzik hazırlayacağım. Ne dediğini anlayacağız. Sen şimdi gözlem odasına git ve orada kal. Ama müzik yayınını kesinlikle kesmeyin. Ona hemen sormalıyız.”
Kaan’ın sözleri Elif’e moral verdi.Kaan bilgisayar başına geçti, yeni bir mors kodlu müzik hazırlamaya başladı. Birkaç saat sonra Kaan, yeni kodları içeren müzik dosyasını hazırlamıştı.








Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gölgelerin Kavgası Part 1 İçindekiler

1. Bölüm Avuç İçindeki Sır

11. Bölüm Siyah Takım Elbiseliler