4. Bölüm Kripton Taşı
Bölüm 4
🎧 Bölüm 4’ü YouTube’da Dinle
Kripton Taşı
Psikoterapi seansı devam ediyordu. Elif, Efe’den çocukluğunu anlatmasını istemişti.
“Çocukluğum güzel geçmedi. Süpermen benim kahramanımdı. Hep uçarak gelecek ve beni evden alıp götürecek diye hayal kurardım.” (Ellerini yumruk yapmış, dizi titriyordu.)
“Alkolik bir babam vardı, hep nefret ettim. Evde her gün bir çatışma olurdu. Maddi durumumuz iyiydi ama huzur yoktu. Annem benim için çok mücadele etti. Babam hem beni hem annemi döverdi. Evde durmak istemezdim. Hep internet kafeye giderdim. Orada program yazmayı kendi kendime öğrendim. Arkadaşlarım oyun oynarken ben kodlara bakardım. Bilgisayar başında o adamı unutur, sesini, kokusunu, varlığını silerdim. Annem ikinci el bir bilgisayar aldı. Sırf internet cafeye gitmemem için.. Evde kod yazarken sanki ondan kurtuluyordum. 13 yaşımda internet kafenin sahibi bilgisayar arızası için bana güvenir olmuştu. Babam ‘Ne o? Başımıza mühendis mi olacaksın?’ diye aşağılardı. Hiçbir zaman sevildiğime inanmadım. Öldüğünde cenazesine bile gitmedim.”
Elif, Efe’nin öfkesini hissetmişti. Her babasından bahsededişinde yumrukları sıkılıyordu. Elif notlar alıyor, vücut dilini izliyordu.
“Peki annenizle bağınız nasıldı? Hâlâ görüşüyor musunuz?”
Efe’nin yüzü güldü.
“Evet, annemle görüşüyorum. Benim için çok önemlidir. Hayallerime yol gösterdi. İzmir’de yaşıyor. Yaşadıklarımı anlatmadım, üzülsün istemem. İşten geçici ayrıldığımı da söylemedim.”
“İşinizden bahsedelim. Nasıl bir iş yapıyorsunuz? En son sinir krizinize ne sebep oldu?”
Efe gerginleşti.
“İşim büyük sorumluluk gerektiriyor. Müşteri firmaya bir siber saldırı oldu. Cevap vermek benim işimdi. Kod yazarken ilk kez o zaman sesler duydum. Ural ortaya çıktı. Kodları değiştiriyordu. Aslında ben yapıyordum ama onun kimliğiyle. O olmak bazen büyüleyici, bazen de korkunçtu. Gerçekten varmış gibi konuşuyorum, farkındayım.” (Başını tutarak ekledi)
“Saçmalıyorum.”
Elif göz temasını ayirmadan sordu,
“Ural size ne tür fikirler veriyor?”
Efe güldü.
“Hayalimdeki biri. Gerçek değil. Ama siz onu karakter olarak tanımlayan ilk kişisiniz.”
Elif de gülümsedi,
“Evet, hayali ama bir karakter. Tıpkı Süpermen gibi. O da bir karakter ama tanınan, geliştirilen bir figür. Ural da sizin dünyanızın bir yansıması. Aslında o da sizsiniz.”
Efe alaycıydı:
“O zaman Süpermen’in yaratanı da süper güçlü mü olmalı?”
Elif kendinden emin bir şekilde konuştu,
“1933’te iki kişi yarattı Süpermen’i.. İlk taslağı sevilmedi. 1938’de karakter yeniden düzenlendi. İlk başta sadece zıplayabiliyordu, uçamıyordu. Zamanla teknolojiyle evrildi. Fakat çok güçlüydü ve yaratıcıları Süpermen'e bir zaaf eklemek zorunda kaldılar. Süpermen'in zaafı Kriptondan gelen taştı. Onu zayıflayıp gücünü alıyordu.Ural’ı siz tasarladınız. Neden iyi biri olmasın? Ural’ın zaafı ne? Onun Kripton Taşı ne olabilir?”
Bu soru Efe’nin gerginliğini dağıttı. Gözleri parladı:
“Onun kripton taşını bulmalıyım. Bu harika! Onu yeneceğim. Projesini başına yıkacağım.”
Elif bu hırsını gördü. Ama bahsettiği proje ile ilgili hiç bir soru sormadı. Merak ediyordu ama bunu zamana bırakmalıydı. Kilitli kapı aralanmıştı ama devamını bir sonraki seansa bırakacaktı. Zihnindeki savaşı adım adım izleyecekti.
Efe bir an yoksunluk çekerek konuştu.
“Bu sırada bir sigara içebilseydim ne güzel olurdu.”
“Haklısınız ama bu benim mesleki etiğime aykırı olurdu.”
Efe biraz israrcıydı,
"Sadece bir tane?"
Elif bir bağımlılığı tecrübe edinen biriydi.
"Üzgünüm ama buna izin veremem. Aslında bende sigara kullanıyorum. Fakat işime dahil etmem. Siz de mesela işiniz ile ilgili sırlarınızı benimle paylaşmazsınız, sizde de mesleki etik olduğundan eminim.."
Ardından lafı çok uzatmadan sordu,
"Sigaraya nasıl başladınız?"
“Sigaraya bir ay önce başladım. Hiç alkol almadım. Uyuşturucu ilgimi çekmedi. Ama bir gün bir kafede bir kızı sigara içerken gördüm, Ural iç sesimle birlikte ‘denesene’ dedi. Gittim paket aldım. İlk içişimde öksürdüm. Sonra nikotin beynime ulaştı. Dopamin salgılandı. O an rahatladım. Duman stresimin görseliydi sanki. Artık bağımlı olmuştum. Sigara sayesinde kendi bağımlılıklarımı fark ettim. Kod yazmak... Yalnızlık... Hepsi birer bağımlılık.”
Elif notlarına kısaca ekleme yaptı, "Ural.. Sigara"
Ardından sordu,
"Sizden evinizin videosunu istemiştim, görebilir miyim?"
“Ah evet.. Mail adresinize gönderdim.”
Elif şaşkındı. Ona adres vermediğini hatırladı ama Efe soğukkanlıydı:
“Mail adresi bulmak zor değil.”
Elif gülümsedi, ama kuşkulanmiştı da..
“Evet, internet sizin işiniz zaten,”
Seans sona erdi. Elif, gelen maildeki videoyu indirmeye başladı ve dışarıda bir sigara içmek için ofisten çıktı. Video yüksek çözünürlükteydi, indirme zaman alacaktı.
Ama dosya sadece bir video olmayabilirdi. İçinde Ural’ın yazdığı bir zararlı yazılım olabilirdi. Elif’in bilgisayarı hacklenebilirdi. Çünkü Ural, bunu yapabilecek kapasitedeydi.
Yorumlar
Yorum Gönder
Değerli yorumlarınız için teşekkürler